Kötü Haber
20 Nisan 1957 Cumartesi gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 23.15 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Kocabaş, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Zonguldak'ta, kömür ocağının yer üstü tesisleri ve ocak ağzıydı. Lamba dairesinde yüzlerce karbür lambası numaralı kancalarda sıra sıra bekliyordu. Kömür tozuna bulanmış yağmur, tesisin çatılarından kapkara oluklar hâlinde akıyordu.
Talat Berker, 63 yaşında, bir işletme müdürüydü. O akşam herkes ocakta yapılan büyük denetim için maden ocağında toplanmıştı. Toplu, güler yüzlü biriydi; sinekkaydı tıraş olmuştu. Sevilmekten çok sayılmayı önemserdi.
Ay, bulutsuz gökyüzünde soluk bir para gibi asılı duruyordu. Komiser Kocabaş, ilk bakışta olayın bir düşme kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve deri kaplı not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.