Kötü Haber
10 Kasım 1979 Cumartesi. Saat 23.05 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Polat idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Maden ocağında bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Zonguldak'ta, kömür ocağının yer üstü tesisleri ve ocak ağzıydı. Havada kükürt, ıslak demir ve yorgunluk kokusu vardı. Kömür tozuna bulanmış yağmur, tesisin çatılarından kapkara oluklar hâlinde akıyordu.
Rasim Aydemir, 63 yaşında, bir maden mühendisiydi. O akşam herkes vardiya değişiminden önceki gece için maden ocağında toplanmıştı. Geniş omuzlu, iri yarı biriydi; kalın, kır bir bıyığı vardı. Güler yüzünün altında demirden bir irade taşırdı.
Sert bir rüzgâr, gecenin bütün seslerini alıp götürüyordu. Komiser Polat, ilk bakışta olayın bir soba zehirlenmesi kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.