Kötü Haber
18 Eylül 1962 Salı gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 23.50 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Çınar, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Bartın'da, Amasra'nın kale surlarına yaslanmış eski bir pansiyondu. Kıyıdan ızgara balık ve rakı kokusu geliyor, dalgalar kayaları usulca okşuyordu. Pencerenin önünde, bir kafeste kanarya uyuklarken başını kanadının altına gömmüştü.
Bedri Karadağ, 56 yaşında, bir emekli kaptandı. O akşam herkes balık festivali için pansiyonda toplanmıştı. Kısa boylu, tıknaz biriydi; saçları dağınık ve uzunca kalmıştı. Hiçbir borcu, hiçbir kırgınlığı unutmayan biriydi.
Sert bir rüzgâr, gecenin bütün seslerini alıp götürüyordu. Komiser Çınar, ilk bakışta olayın ani bir mide kanaması ya da kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.