Uludağ'dan Gelen Çağrı
21 Ocak 2024 Pazar gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 23.00 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Mermer, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Uludağ'da, karla kaplı zirveye bakan bir kayak oteliydi. Dışarıda tipi uluyor, pencerelerin dibinde kar yığınları her saat biraz daha yükseliyordu. Sıcak şarabın tarçın kokusu, ıslak yün eldivenlerin kokusuna karışıyordu.
Metin Kurt, 54 yaşında, bir otel sahibiydi. O akşam herkes bir kayak yarışmasının ödül gecesi için otelde toplanmıştı. Zayıf, kemikli yüzlü biriydi; kırlaşmış saçlarını özenle geriye taramıştı. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
Kar, sessiz ve inatçı bir biçimde yağıyordu. Komiser Mermer, ilk bakışta olayın ani bir kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.