Rize'den Gelen Çağrı
20 Eylül 2023 Çarşamba. Dedektif, led lamba ışığında son çayını içerken kapı çalındı. Eşikte Komiser Akın duruyordu; paltosunun omuzları ıslaktı, yüzü yorgundu. “Bir cinayet olabilir,” dedi kısaca. “Ya da bir kaza. Karar vermek için sizin gözlerinize ihtiyacım var.”
Olay yeri Rize'de, yamaçlara kurulmuş bir çay fabrikasıydı. Aşağıda sahil yolunun ışıkları denizin kara kıyısını çiziyordu. Kurutma fırınlarının uğultusu ve taze çayın buruk kokusu bütün binayı sarmıştı.
Gönül Sarı, 62 yaşında, bir fabrika müdürüydü. O akşam herkes fabrikanın özelleştirme toplantısı için fabrikada toplanmıştı. Geniş omuzlu, iri yarı biriydi; kır saçlarını zarif bir şekilde kabartmıştı. Güler yüzünün altında demirden bir irade taşırdı.
Yağmur, saatlerdir aynı inatla yağıyordu. Komiser Akın, ilk bakışta olayın bir kaza ya da intihar gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.