Gece Yarısı Gelen Haber
21 Ocak 1963 Pazartesi gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 22.30 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Sarı, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri İstanbul'da, Beyazıt'taki tarihi Sahaflar Çarşısı'nda eski bir kitapçıydı. Eski kâğıdın tatlımsı, tozlu kokusu dar dükkânın her köşesine sinmişti. Beyazıt Meydanı'ndan güvercinlerin kanat sesleri ve uzaktan bir simitçinin bağırışı geliyordu.
Hasan Yalçın, 73 yaşında, bir sahaftı. O akşam herkes sahafın yıllık müzayedesi için dükkânda toplanmıştı. Çelimsiz ama dikkat çekici biriydi; kısa kesilmiş bir sakalı vardı. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
Lapa lapa yağan kar, ayak seslerini bile yutuyordu. Komiser Sarı, ilk bakışta olayın ani bir mide kanaması ya da kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.