Edirne'den Gelen Çağrı
18 Mart 2023 Cumartesi gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 23.05 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Okyay, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Edirne'de, Selimiye'nin gölgesindeki asırlık bir çifte hamamdı. Sabun, defne ve ıslak taş kokusu, külhandan gelen odun dumanına karışıyordu. Kubbedeki fil gözlerinden süzülen ay ışığı, buharın içinde dumanlı sütunlara dönüşüyordu.
Orhan Alkan, 53 yaşında, bir hamam işletmecisiydi. O akşam herkes bir gelin hamamı eğlencesi için hamamda toplanmıştı. Uzun boylu ve ince yapılıydı; kalın, kır bir bıyığı vardı. Sevilmekten çok sayılmayı önemserdi.
İnce, soğuk bir yağmur her şeyi gri bir tülle örtmüştü. Komiser Okyay, ilk bakışta olayın içeri giren bir hırsızın işi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.