Gece Yarısı Gelen Haber
21 Ekim 1967 Cumartesi. Saat 23.00 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Başçavuş Polat idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Çiftlik evinde bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Adana'da, pamuk tarlalarının ortasında büyük bir çiftlik eviydi. Gece bile sıcak, nemli ve ağırdı; sivrisinekler lambaların çevresinde vızıldıyordu. Yazıhanenin duvarında eski bir Çukurova haritası ve kurumuş bir pamuk dalı asılıydı.
Mehmet Kılıç, 52 yaşında, bir çırçır fabrikası sahibiydi. O akşam herkes ailenin en küçük torununun sünnet düğünü için çiftlik evinde toplanmıştı. Toplu, güler yüzlü biriydi; sinekkaydı tıraş olmuştu. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
Gece sakindi; fazla sakindi. Başçavuş Polat, ilk bakışta olayın ani bir mide kanaması ya da kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.