Gece Yarısı Gelen Haber
4 Mayıs 1953 Pazartesi. Saat 23.55 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Esen idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Radyo binasında bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Ankara'da, Ankara Radyosu'nun stüdyolarının bulunduğu eski binaydı. Stüdyo kapısının üstündeki kırmızı “YAYINDA” lambası sönmüş, koridorda sadece loş bir ampul yanıyordu. Dışarıda Ankara'nın kuru ayazı, binanın önündeki ıhlamurların dallarını kırarcasına sallıyordu.
Nesrin Çelik, 61 yaşında, bir fasıl heyeti şefiydi. O akşam herkes yeni bir arkası yarın dizisinin ilk bölümü için radyo binasında toplanmıştı. Toplu, güler yüzlü biriydi; kır saçlarını zarif bir şekilde kabartmıştı. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
İnce, soğuk bir yağmur her şeyi gri bir tülle örtmüştü. Komiser Esen, ilk bakışta olayın bir soba zehirlenmesi kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve deri kaplı not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.