Samsun'dan Gelen Çağrı
21 Ekim 1949 Cuma. Saat 23.10 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Sönmez idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Depoda bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Samsun'da, limana yakın büyük bir tütün deposuydu. Kuru yaprakların tatlı, baş döndürücü kokusu insanın boğazını yakıyordu. Gaz lambalarının ışığı, havada uçuşan ince sarı tozun içinde bulanıklaşıyordu.
Mualla Erbil, 54 yaşında, bir depo müdürüydü. O akşam herkes ihracat sezonunun son yüklemesi için depoda toplanmıştı. Uzun boylu ve ince yapılıydı; saçları kısa, erkeksi bir kesimdeydi. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Gece açık ve soğuktu; yıldızlar çok uzaktaydı. Komiser Sönmez, ilk bakışta olayın ani bir kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve deri kaplı not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.