Bir Telefon, Bir Ölüm
14 Şubat 2023 Salı. Dedektif, led lamba ışığında son çayını içerken kapı çalındı. Eşikte Komiser Uysal duruyordu; paltosunun omuzları ıslaktı, yüzü yorgundu. “Bir cinayet olabilir,” dedi kısaca. “Ya da bir kaza. Karar vermek için sizin gözlerinize ihtiyacım var.”
Olay yeri Bolu'da, Kartalkaya'da kara gömülmüş ahşap bir dağ eviydi. Çam ağaçlarının dalları karın ağırlığıyla eğilmiş, ara ara bir öbek kar boşluğa düşüyordu. Tipi, dağ evinin çevresinde uluyor, pencereleri kar yığınlarının ardına gömüyordu.
Şükran Kozan, 58 yaşında, bir inşaat şirketi sahibiydi. O akşam herkes bir şirket ortaklarının hafta sonu buluşması için dağ evinde toplanmıştı. Uzun boylu ve ince yapılıydı; kır saçlarını zarif bir şekilde kabartmıştı. Sevilmekten çok sayılmayı önemserdi.
Tipi, dünyayı beyaz bir uğultunun içine hapsetmişti. Komiser Uysal, ilk bakışta olayın içeri giren bir hırsızın işi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.