Kötü Haber
18 Ekim 1988 Salı gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 22.30 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Başçavuş Korkmaz, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Aksaray'da, İpek Yolu üzerindeki Sultanhanı Kervansarayı ve restore edilmiş konuk odalarıydı. Uzaklarda bir çoban köpeğinin havlaması bozkırın sonsuz sessizliğinde kayboluyordu. Bozkır rüzgârı taç kapının oymalarında ıslık çalıyor, avlunun tozunu girdap gibi döndürüyordu.
Güzin Uysal, 56 yaşında, bir tur şirketi sahibiydi. O akşam herkes bir turizm şirketinin tanıtım gecesi için kervansarayda toplanmıştı. Toplu, güler yüzlü biriydi; dalgalı kumral saçlarını omuzlarına bırakmıştı. Hiçbir borcu, hiçbir kırgınlığı unutmayan biriydi.
Gece sakindi; fazla sakindi. Başçavuş Korkmaz, ilk bakışta olayın bir av kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.