Bir Telefon, Bir Ölüm
25 Ocak 1967 Çarşamba gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 22.20 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Sönmez, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Samsun'da, limana yakın büyük bir tütün deposuydu. Kuru yaprakların tatlı, baş döndürücü kokusu insanın boğazını yakıyordu. Tavana kadar istiflenmiş tütün denkleri, deponun içinde altın renkli bir labirent oluşturuyordu.
Muazzez Karaca, 48 yaşında, bir tütün tüccarıydı. O akşam herkes deponun satışı için yapılan toplantı için depoda toplanmıştı. Zayıf, kemikli yüzlü biriydi; saçlarını sıkı bir topuz yapmıştı. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
Rüzgâr pencereleri zorluyor, kapıların altından ıslık çalıyordu. Komiser Sönmez, ilk bakışta olayın uykuda gelen sessiz bir ölüm gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.