Bir Telefon, Bir Ölüm
27 Aralık 1978 Çarşamba gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 22.50 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Durmaz, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Ankara'da, Ulus'taki eski bir bakanlık binasının arşiviydi. Dışarıda Ulus Meydanı'nın ayazı, yüksek pencerelerin camlarını buz çiçekleriyle kaplamıştı. Uzaktan bir daktilonun tek tük tıkırtısı geliyor, sonra yeniden derin bir sessizlik çöküyordu.
Cahit Kalkan, 70 yaşında, bir kıdemli müfettişti. O akşam herkes bir müfettiş heyetinin ziyareti için arşivde toplanmıştı. Uzun boylu ve ince yapılıydı; kırlaşmış saçlarını özenle geriye taramıştı. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Rüzgâr pencereleri zorluyor, kapıların altından ıslık çalıyordu. Komiser Durmaz, ilk bakışta olayın ani bir mide kanaması ya da kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.