Gece Yarısı Gelen Haber
20 Aralık 1977 Salı gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 22.35 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Ergin, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Edirne'de, Selimiye'nin gölgesindeki asırlık bir çifte hamamdı. Kurnalardan taşan suyun şırıltısı mermer taşlarda yankılanıyordu. Sabun, defne ve ıslak taş kokusu, külhandan gelen odun dumanına karışıyordu.
Barış Yavuz, 46 yaşında, Edirneli bir tüccardı. O akşam herkes hamamın devri için yapılan pazarlık için hamamda toplanmıştı. Uzun boylu ve ince yapılıydı; saçları şakaklarından dökülmeye başlamıştı. Güler yüzünün altında demirden bir irade taşırdı.
Gökyüzü yarılmış gibiydi; yağmur sokakları ırmağa çeviriyordu. Komiser Ergin, ilk bakışta olayın bir düşme kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.