Kötü Haber
1 Eylül 2023 Cuma. Saat 22.20 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Başçavuş Demirci idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Kervansarayda bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Aksaray'da, İpek Yolu üzerindeki Sultanhanı Kervansarayı ve restore edilmiş konuk odalarıydı. Gökyüzü o kadar açıktı ki yıldızlar taş duvarların hemen üstünde asılı duruyor gibiydi. Uzaklarda bir çoban köpeğinin havlaması bozkırın sonsuz sessizliğinde kayboluyordu.
Leyla Baysal, 62 yaşında, bir restorasyon mimarıydı. O akşam herkes bir turizm şirketinin tanıtım gecesi için kervansarayda toplanmıştı. Çelimsiz ama dikkat çekici biriydi; dalgalı kumral saçlarını omuzlarına bırakmıştı. Hiçbir borcu, hiçbir kırgınlığı unutmayan biriydi.
Kalın bir sis, fenerlerin ışığını süt gibi bulandırıyordu. Başçavuş Demirci, ilk bakışta olayın ani bir kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.