Pamukkale'den Gelen Çağrı
21 Mart 1972 Salı gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 23.35 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Erbil, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Denizli'de, Pamukkale travertenlerine bakan bir termal oteldi. Antik kentin yıkık sütunları tepenin üstünde karanlığa karşı nöbet tutuyordu. Havuzlardan yükselen buhar, gece ışıklarında hayaletimsi perdeler çiziyordu.
Derya Alkan, 46 yaşında, bir otel sahibiydi. O akşam herkes otelin yeni kanadının açılışı için otelde toplanmıştı. Geniş omuzlu, iri yarı biriydi; dalgalı kumral saçlarını omuzlarına bırakmıştı. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Gece sakindi; fazla sakindi. Komiser Erbil, ilk bakışta olayın kalp hastalığına bağlı doğal bir ölüm gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.