Kötü Haber
10 Eylül 1975 Çarşamba gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 22.45 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Kurtuluş, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Eskişehir'de, Odunpazarı'nda bir lületaşı atölyesiydi. Lületaşının beyaz tozu, sobanın sıcaklığında havada ağır ağır dönüyordu. Odunpazarı'nın cumbalı evleri dar sokağın iki yanından birbirine eğilmişti.
Tuncay Ilgaz, 50 yaşında, bir pipo koleksiyoncusuydu. O akşam herkes ustanın jübilesi için atölyede toplanmıştı. Geniş omuzlu, iri yarı biriydi; simsiyah saçları briyantinle parlıyordu. Sevilmekten çok sayılmayı önemserdi.
Kalın bir sis, fenerlerin ışığını süt gibi bulandırıyordu. Komiser Kurtuluş, ilk bakışta olayın ani bir kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.