Bir Telefon, Bir Ölüm
13 Haziran 1993 Pazar gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 22.40 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Sarıoğlu, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Aydın'da, Kuşadası'nda denize sıfır bir tatil köyüydü. Denizden gelen hafif rüzgâr, güneş kremi ve kızarmış mısır kokusunu taşıyordu. Havuzun mavi ışıkları palmiyelerin gövdelerinde dalgalanıyordu.
Deniz Durmaz, 50 yaşında, bir tur operatörüydü. O akşam herkes bir şirketin bayi toplantısı için tatil köyünde toplanmıştı. Zayıf, kemikli yüzlü biriydi; simsiyah saçları briyantinle parlıyordu. Sevilmekten çok sayılmayı önemserdi.
Rüzgâr pencereleri zorluyor, kapıların altından ıslık çalıyordu. Komiser Sarıoğlu, ilk bakışta olayın şeker hastalığından kaynaklanan bir kriz gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.