Trabzon'dan Gelen Çağrı
28 Kasım 1987 Cumartesi. Dedektif, floresan ışığında son çayını içerken kapı çalındı. Eşikte Komiser Gündoğdu duruyordu; paltosunun omuzları ıslaktı, yüzü yorgundu. “Bir cinayet olabilir,” dedi kısaca. “Ya da bir kaza. Karar vermek için sizin gözlerinize ihtiyacım var.”
Olay yeri Trabzon'da, bir futbol kulübünün antrenman tesisleriydi. Koridor duvarlarında eski şampiyonluk fotoğrafları, kupalar ve solmuş flamalar asılıydı. Karadeniz yağmuru tesisin çatısını davul gibi dövüyor, projektörlerin ışığı ıslak çimlerde parlıyordu.
Sevim Sönmez, 63 yaşında, bir teknik direktördü. O akşam herkes kulüp kongresinden önceki gece için tesiste toplanmıştı. Çelimsiz ama dikkat çekici biriydi; saçlarını bir eşarpla toplamıştı. Güler yüzünün altında demirden bir irade taşırdı.
İnce, soğuk bir yağmur her şeyi gri bir tülle örtmüştü. Komiser Gündoğdu, ilk bakışta olayın şeker hastalığından kaynaklanan bir kriz gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.