Gece Yarısı Gelen Haber
11 Mart 1985 Pazartesi. Saat 22.50 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Kocabaş idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Konservatuvarda bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Ankara'da, Cebeci'deki devlet konservatuvarının eski binasıydı. Koridorların bir ucundan piyano gamları, öbür ucundan akort edilen bir kemanın tiz itirazı geliyordu. Duvarlarda bestecilerin sararmış portreleri, öğrencilerin telaşlı adımlarını sessizce izliyordu.
Güzin Tekin, 51 yaşında, bir piyano hocasıydı. O akşam herkes bir yarışmanın jüri toplantısı için konservatuvarda toplanmıştı. Toplu, güler yüzlü biriydi; saçları kısa, erkeksi bir kesimdeydi. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
Sis o kadar yoğundu ki üç adım ötesi görünmüyordu. Komiser Kocabaş, ilk bakışta olayın içeri giren bir hırsızın işi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.