Gece Yarısı Gelen Haber
25 Haziran 2023 Pazar. Saat 22.45 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Sevinç idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Dükkânda bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Kapalıçarşı'da, Kalpakçılar Caddesi'ndeki köklü bir kuyumcu dükkânı ve atölyesiydi. Atölyede altın tozu, asit ve isli bakır kokusu vardı. Çarşının kubbeleri karanlıkta sessizdi; gündüzün uğultusundan geriye yalnızca yankılar kalmıştı.
Zeki Tuncer, 73 yaşında, bir pırlanta ustasıydı. O akşam herkes büyük bir pırlanta siparişinin teslimi için dükkânda toplanmıştı. Çelimsiz ama dikkat çekici biriydi; kalın, kır bir bıyığı vardı. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
Rüzgâr pencereleri zorluyor, kapıların altından ıslık çalıyordu. Komiser Sevinç, ilk bakışta olayın ani bir mide kanaması ya da kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.