Kötü Haber
21 Şubat 2023 Salı. Saat 23.10 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Savaş idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Otelde bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Kapadokya'da, Göreme'de kayaya oyulmuş bir mağara oteldi. Otelin oyma duvarları gündüzün sıcağını çoktan bırakmış, geceye yanık tüf taşının serin kokusu sinmişti. Peri bacalarının sivri gölgeleri ay ışığında vadinin üstüne uzanıyordu.
Ülker Güneş, 69 yaşında, bir emekli arkeologdu. O akşam herkes bir aile düğününün kına gecesi için otelde toplanmıştı. Geniş omuzlu, iri yarı biriydi; dalgalı kumral saçlarını omuzlarına bırakmıştı. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
Gökyüzü yarılmış gibiydi; yağmur sokakları ırmağa çeviriyordu. Komiser Savaş, ilk bakışta olayın şeker hastalığından kaynaklanan bir kriz gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.