Kötü Haber
10 Mart 1956 Cumartesi. Saat 23.05 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Pamuk idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Sirk çadırında bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Mersin'de, sahil kenarına kurulmuş gezici bir sirkin çadırıydı. Kafeslerin birinden boğuk bir kükreme yükseliyor, ardından zincir şakırtısı duyuluyordu. Talaş, at teri ve kızarmış mısır kokusu manejin çevresine sinmişti.
Vedat Keskin, 61 yaşında, bir sirk müdürüydü. O akşam herkes sirkin satılacağı söylentisinin konuşulduğu veda gecesi için sirk çadırında toplanmıştı. Uzun boylu ve ince yapılıydı; kırlaşmış saçlarını özenle geriye taramıştı. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Gece açık ve soğuktu; yıldızlar çok uzaktaydı. Komiser Pamuk, ilk bakışta olayın bir kaza ya da intihar gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve deri kaplı not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.