Bey Mahallesi'nden Gelen Çağrı
26 Nisan 1994 Salı. Saat 22.40 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Demir idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Düğün evinde bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Gaziantep'te, avlulu taş bir evde süren üç günlük bir düğündü. Davul zurnanın sesi taş duvarlara çarpıp sokak sokak yankılanıyordu. Sedirlere oturmuş yaşlı kadınlar halay çekenleri izliyor, arada bir zılgıt yükseliyordu.
Bedri Taş, 74 yaşında, bir baklava ustasıydı. O akşam herkes oğlan evinin kına gecesi için düğün evinde toplanmıştı. Orta boylu, dimdik duran biriydi; saçları şakaklarından dökülmeye başlamıştı. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Sis o kadar yoğundu ki üç adım ötesi görünmüyordu. Komiser Demir, ilk bakışta olayın bir sara nöbeti gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.