Gece Yarısı Gelen Haber
11 Haziran 1977 Cumartesi. Saat 22.10 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Velioğlu idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Vapurda bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri İzmir–İstanbul hattında çalışan Ege Vapuru adlı yolcu gemisiydi. Uzakta adaların fenerleri karanlığın içinde ritmik bir sabırla yanıp sönüyordu. Koridorların pirinç tırabzanları nemden buğulanmış, halılara tuz ve makine yağı kokusu sinmişti.
Mustafa Aydın, 50 yaşında, İzmirli bir fuar müdürüydü. O akşam herkes İstanbul'a dönen bir ailenin yolculuğu için vapurda toplanmıştı. Çelimsiz ama dikkat çekici biriydi; kırlaşmış saçlarını özenle geriye taramıştı. Hiçbir borcu, hiçbir kırgınlığı unutmayan biriydi.
Gece sakindi; fazla sakindi. Komiser Velioğlu, ilk bakışta olayın bir merdiven kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.