Gece Yarısı Gelen Haber
3 Mart 1979 Cumartesi gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 22.05 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Çelik, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri İzmir–İstanbul hattında çalışan Ege Vapuru adlı yolcu gemisiydi. Poyraz bacadan çıkan dumanı yatırıyor, gemi her dalgada ağır ağır yalpalıyordu. Uzakta adaların fenerleri karanlığın içinde ritmik bir sabırla yanıp sönüyordu.
Haldun Turan, 47 yaşında, bir tütün tüccarıydı. O akşam herkes bir şirketin yıllık gezisi için vapurda toplanmıştı. Uzun boylu ve ince yapılıydı; saçları şakaklarından dökülmeye başlamıştı. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
Sis o kadar yoğundu ki üç adım ötesi görünmüyordu. Komiser Çelik, ilk bakışta olayın içeri giren bir hırsızın işi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.