Erzurum'dan Gelen Çağrı
4 Ocak 2023 Çarşamba gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 23.00 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Orhon, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Erzurum'da, karlı bir tepenin üstündeki bir gözlemeviydi. Kubbenin motoru ara ara homurdanıyor, dev teleskop karanlığın içinde yavaşça dönüyordu. Lojmanın sobasında kömür çıtırdıyor, buzlu camlarda ince çizgiler oluşuyordu.
Hülya Aydemir, 55 yaşında, bir gözlemevi müdürüydü. O akşam herkes uluslararası bir ekibin ziyaret haftası için gözlemevinde toplanmıştı. Zayıf, kemikli yüzlü biriydi; saçlarını bir eşarpla toplamıştı. Güler yüzünün altında demirden bir irade taşırdı.
Lapa lapa yağan kar, ayak seslerini bile yutuyordu. Komiser Orhon, ilk bakışta olayın bir merdiven kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.