Kötü Haber
27 Ekim 1995 Cuma gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 23.30 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Savaş, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Erzurum'da, karlı bir tepenin üstündeki bir gözlemeviydi. Lojmanın sobasında kömür çıtırdıyor, buzlu camlarda ince çizgiler oluşuyordu. Gökyüzü açıldığında yıldızlar o kadar yakındı ki uzansan tutacakmışsın gibi geliyordu.
Muammer Uysal, 59 yaşında, bir gözlemevi müdürüydü. O akşam herkes bir keşif makalesinin yayımlanma arifesi için gözlemevinde toplanmıştı. Orta boylu, dimdik duran biriydi; kısa kesilmiş bir sakalı vardı. Hiçbir borcu, hiçbir kırgınlığı unutmayan biriydi.
İnce, soğuk bir yağmur her şeyi gri bir tülle örtmüştü. Komiser Savaş, ilk bakışta olayın bir sara nöbeti gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.