Bir Telefon, Bir Ölüm
24 Ekim 1973 Çarşamba. Saat 21.50 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Mermer idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Köşkte bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Büyükada'da, çam ağaçları arasında beyaz ahşap bir köşktü. Aşağıda adanın ışıkları bir gerdanlık gibi kıyıyı sarıyor, martılar karanlıkta huzursuzca bağrışıyordu. Salondaki piyanonun kapağı açık kalmış, nota sehpasında yarım bırakılmış bir vals duruyordu.
Hayri Keskin, 74 yaşında, bir kereste tüccarıydı. O akşam herkes köşkün satışı için düzenlenen veda akşamı için köşkte toplanmıştı. Kısa boylu, tıknaz biriydi; kısa kesilmiş bir sakalı vardı. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Gökyüzü yarılmış gibiydi; yağmur sokakları ırmağa çeviriyordu. Komiser Mermer, ilk bakışta olayın bir intihar gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.