Gece Yarısı Gelen Haber
3 Kasım 1987 Salı gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 23.00 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Komiser Alkan, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Bozcaada'da, bağların ortasında taş bir bağ evi ve şaraphaneydi. Poyraz bağların arasından uğuldayarak geçiyor, tepelerdeki rüzgâr gülleri karanlıkta ağır ağır dönüyordu. Uzakta kalenin surları projektör ışığında altın rengine bürünmüştü.
Yaşar Ateş, 58 yaşında, bir emekli diplomattı. O akşam herkes yeni rekoltenin tadım gecesi için bağ evinde toplanmıştı. Orta boylu, dimdik duran biriydi; saçları şakaklarından dökülmeye başlamıştı. Hiçbir borcu, hiçbir kırgınlığı unutmayan biriydi.
Kalın bir sis, fenerlerin ışığını süt gibi bulandırıyordu. Komiser Alkan, ilk bakışta olayın ani bir kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.