Bir Telefon, Bir Ölüm
18 Kasım 2023 Cumartesi. Saat 22.55 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Demir idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Kasabada bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Muğla'da, Datça'nın eski limanında küçük bir balıkçı kasabasıydı. Ay, koyun durgun suyunda kırık bir gümüş yol gibi uzanıyordu. Islak ağların, mazotun ve tuzun kokusu dar sokaklara kadar yayılmıştı.
Faruk Turan, 56 yaşında, bir kooperatif başkanıydı. O akşam herkes bir teknenin denize indirilme şenliği için kasabada toplanmıştı. Geniş omuzlu, iri yarı biriydi; sinekkaydı tıraş olmuştu. Sevilmekten çok sayılmayı önemserdi.
Gece açık ve soğuktu; yıldızlar çok uzaktaydı. Komiser Demir, ilk bakışta olayın bir boğulma kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.