Bir Telefon, Bir Ölüm
28 Mayıs 1969 Çarşamba. Saat 22.50 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Soylu idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Kasabada bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Muğla'da, Datça'nın eski limanında küçük bir balıkçı kasabasıydı. Islak ağların, mazotun ve tuzun kokusu dar sokaklara kadar yayılmıştı. Ay, koyun durgun suyunda kırık bir gümüş yol gibi uzanıyordu.
Feride Tunalı, 56 yaşında, tekne sahibi bir reisti. O akşam herkes kooperatifin yıllık toplantısı için kasabada toplanmıştı. Çelimsiz ama dikkat çekici biriydi; simsiyah saçlarını tek bir örgüyle arkaya atmıştı. Hiçbir borcu, hiçbir kırgınlığı unutmayan biriydi.
İnce, soğuk bir yağmur her şeyi gri bir tülle örtmüştü. Komiser Soylu, ilk bakışta olayın bir av kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.