Bir Telefon, Bir Ölüm
25 Eylül 1986 Perşembe. Saat 22.25 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Duman idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Çiftlikte bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Ayvalık'ta, asırlık ağaçlarla çevrili bir zeytinlik çiftliğiydi. İmalathaneden taze sıkılmış yağın acı, yeşil kokusu yayılıyordu. Taş duvarların dibinde çuvallar, sepetler ve yarım kalmış bir hasadın telaşı duruyordu.
Naz Kılıç, 48 yaşında, bir zeytinyağı fabrikatörüydü. O akşam herkes yeni yağın ilk tadımı için çiftlikte toplanmıştı. Uzun boylu ve ince yapılıydı; saçlarını bir eşarpla toplamıştı. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Yağmur, saatlerdir aynı inatla yağıyordu. Komiser Duman, ilk bakışta olayın bir düşme kazası gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.