Kötü Haber
3 Temmuz 1976 Cumartesi. Saat 22.55 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Alkan idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Çiftlikte bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Ayvalık'ta, asırlık ağaçlarla çevrili bir zeytinlik çiftliğiydi. İmalathaneden taze sıkılmış yağın acı, yeşil kokusu yayılıyordu. Uzakta Cunda'nın ışıkları denizin üstünde titriyor, cırcır böcekleri susmak bilmiyordu.
Mehmet Sönmez, 55 yaşında, bir çiftlik sahibiydi. O akşam herkes hasat sonu sofrası için çiftlikte toplanmıştı. Kısa boylu, tıknaz biriydi; sinekkaydı tıraş olmuştu. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Ay, bulutsuz gökyüzünde soluk bir para gibi asılı duruyordu. Komiser Alkan, ilk bakışta olayın kalp hastalığına bağlı doğal bir ölüm gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.