Gece Yarısı Gelen Haber
26 Kasım 1972 Pazar gecesi Dedektif uyumamıştı. Saat 22.25 sularında telefon çaldığında, ahizeyi kaldırmadan önce kimin aradığını biliyor gibiydi. Başçavuş Pamuk, kısa ve net konuştu: bir ölü, bir sürü tanık ve hiç kimsenin görmediği bir şey.
Olay yeri Rize'de, Ayder Yaylası'nda ahşap bir yayla eviydi. Islak çam ve odun dumanı kokusu, demlikte kaynayan çayın kokusuna karışmıştı. Sis, ladin ormanlarının arasından süzülüp yayla evlerinin tahta çatılarına çöküyordu.
Yusuf Kaya, 64 yaşında, bir çay fabrikası sahibiydi. O akşam herkes bir nişan hazırlığı için yayla evinde toplanmıştı. Zayıf, kemikli yüzlü biriydi; kısa kesilmiş bir sakalı vardı. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Yağmur, saatlerdir aynı inatla yağıyordu. Başçavuş Pamuk, ilk bakışta olayın ani bir mide kanaması ya da kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.