Kötü Haber
4 Mayıs 2024 Cumartesi. Saat 22.30 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Karadağ idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Müzede bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Antalya'da, kapanış saatinden sonra karanlığa gömülen bir arkeoloji müzesiydi. Dışarıda palmiyeler Akdeniz rüzgârında hışırdıyor, dalgaların sesi falezlerden yükseliyordu. Mermer tanrıların boş gözleri, acil çıkış lambalarının yeşil ışığında karanlığa bakıyordu.
Koray Akgül, 50 yaşında, bir arkeologdu. O akşam herkes yeni bir sergi açılışı öncesi gece mesaisi için müzede toplanmıştı. Kısa boylu, tıknaz biriydi; kısa kesilmiş bir sakalı vardı. Kimseye kolay kolay güvenmeyen, sert mizaçlı biriydi.
Kalın bir sis, fenerlerin ışığını süt gibi bulandırıyordu. Komiser Karadağ, ilk bakışta olayın bir intihar gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve cep defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.