Gece Yarısı Gelen Haber
24 Şubat 1964 Pazartesi. Saat 22.45 olmuştu ki Dedektif'in telefonu çaldı. Arayan Komiser Güneş idi; sesi her zamankinden kısık, kelimeleri her zamankinden dikkatliydi. “Lokantada bir ölü var,” dedi. “Herkes başka bir şey söylüyor. Gelmenizi istiyorum.”
Olay yeri Hatay'da, Antakya'nın eski çarşısındaki tarihi bir lokantaydı. Mutfaktan künefenin tereyağlı kokusu ve nar ekşisinin buruk tadı taşıyordu. Bir yerlerden kilise çanı, bir yerlerden ezan sesi geliyor; şehir iki sesi aynı gecede barındırıyordu.
İhsan Karaca, 64 yaşında, bir aşçıbaşıydı. O akşam herkes lokantanın kırkıncı yılı yemeği için lokantada toplanmıştı. Kısa boylu, tıknaz biriydi; saçları dağınık ve uzunca kalmıştı. Cömert ama hesapçı biri olarak tanınırdı.
Lapa lapa yağan kar, ayak seslerini bile yutuyordu. Komiser Güneş, ilk bakışta olayın ani bir kalp krizi gibi göründüğünü söylemişti. Ama sesindeki tereddüt başka bir şey anlatıyordu. Dedektif paltosunu ve spiralli not defterini aldı, kapıyı arkasından çekti.